Baş ağrısı kaderiniz değildir!

​Baş ağrısı sırt ağrısından sonra en sık görülen ikinci ağrıdır. Hem çocuklar hem de yetişkinler baş ağrısı yaşarlar.

Baş ağrısı, sırt ağrısından sonra en sık görülen ikinci ağrıdır. Hem çocuklar hem de yetişkinler baş ağrısı yaşarlar. Çoğu baş ağrısı geçicidir ve zararsızdır. Basit ağrı kesiciler semptomları hafifletmeye yardımcı olur.

Migren, şiddetli kronik baş ağrıları, ciddi bir hastalığın belirtisi olan baş ağrıları ise özel tedavi gerektirir.

Yaklaşık 220 farklı tip baş ağrısı tanımlanmıştır. Baş ağrısının en yaygın şekli olan gerilim tipi baş ağrısı ve migren en sık görülenlerdendir.   

Birincil baş ağrısında tanınabilir bir neden yoktur ancak stres, sıvı eksikliği, uzun süre bilgisayar ekranına bakma ve sigara gibi tetikleyicilerle ortaya çıkabilir. İkincil baş ağrılarının nedenleriyse bazı hastalıklar (örneğin hipertansiyon, enfeksiyonlar, sinüzit), travmalar (özelikle baş bölgesinde olan travmalar), ilaç kullanımı veya uzun süre kullanılan bir ilacın yoksunluğudur.

Haftalarca süren, mide bulantısı, kusma, ateş, boyun tutulması gibi şikayetlerin eşlik ettiği kafa travmalarından sonra ortaya çıkan, ani başlayan,  görme bozukluğunun, işitme kaybının ve sese tahammülsüzlüğün eşlik ettiği baş ağrılarında bir doktora başvurulmalıdır. 

Özgeçmişin alınması, fiziksel ve nörolojik muayene, kan testleri, görüntüleme yöntemleri, omurilik sıvısının incelenmesi ile göz hekimi, nöroloji uzmanı, diş hekimi, nöralterapi ve regülasyon tıbbı hekimi veya KBB uzmanı tarafından tanı konur.

Baş ağrısının türüne ve şiddetine göre ilaçlar (ağrı kesiciler gibi), nöralterapi regülasyon tıbbı ve tamamlayıcı tıp yaklaşımı (örneğin akupunktur, manuel tıp, manuel terapi, fitoterapi, homeopati) psikoterapötik yaklaşımlar, egzersiz, stres azaltıcı yöntemler tedavide kullanılır.

Sağlıklı ve dengeli beslenme, kaliteli ve yeterli uyku, yeteri miktarda su içmek, alkolden ve nikotinden uzak durmak, kahve tüketimini azaltmak, düzenli egzersiz, doğru nefes teknikleri, stres yönetimi ve gevşeme egzersizleri baş ağrısını önlemede etkilidir.

BAŞ AĞRISINI BİRAZ DAHA YAKINDAN TANIYALIM

Baş ağrıları yavaş veya aniden başlayabilir. Donuk, delici, farklı şiddetlerde  olabilir. Hafif baş ağrısı bazı kişiler tarafından kabul edilebilirken, bazı kişiler baş ağrılarından neredeyse kurtulamaz ve kronik hale gelen bu ağrıları yaşamın bir parçası olarak kabul eder.

Baş ağrısı kadınlarda daha sık görülür. Kadınlar migren benzeri baş ağrılarından daha sık yakınırken, erkeklerde küme baş ağrıları daha fazla görülür.

GERİLİM TİPİ BAŞ AĞRISI

Gerilim tipi baş ağrısı hafif, orta ve şiddetli olabilir. Gerilim tipi baş ağrılarının şiddeti yavaşça artar. Ağrı enseden başlayıp başın her iki yarısında da ortaya çıkar; alın, şakak veya taç gibi belirli bölgeleri etkileyebilir.

Gerilim tipi baş ağrıları künttür, kafa tasına sıkı bir kask gibi baskı yapar. Ağrı yarım saat ile birkaç gün arasında sürer. 

En yaygın baş ağrısı tipi gerilim baş ağrısıdır. Gerilim tipi baş ağrısı epigenetik ve çevresel faktörlerle artış göstermektedir. Fazla sorumluluk, hayal kırıklıkları, maddi ve ailesel sorunlar gibi duygusal zorlanmalar sonucu yüz, baş ve boyun kaslarının sürekli gerilmesi ile ortaya çıkan şiddetli baş ağrısıdır.

MİGREN BAŞ AĞRISI

Migren, ayda ortalama 1-6 kez ortaya çıkabilir.  Migren atağı genellikle 4-72 saat sürer. Yavaş yavaş ve çoğunlukla tek taraflı başlar, daha sonra diğer tarafa da geçebilir.

Migren ağrısı, baş bölgesinde zonklama olarak tanımlanır ve genellikle orta veya fazla şiddetli hissedilir.  Baş ağrısının yanında mide bulantısı, kusma, gürültüye veya ışığa duyarlılık şikayetleri de eşlik eder. Tüm migren hastalarının %10-15'i, ağrı atağından önce aura yaşar, gözlerin önünde ışıklı çizgilenmeler, kollarda ve bacaklarda karıncalanma ve kelime bulmada zorluk gibi görsel ve işitsel rahatsızlıklar eşlik edebilir.

Migren ve gerilim tipi baş ağrıları birlikte ortaya çıkabilir.

İLAÇ KULLANIMINA BAĞLI BAŞ AĞRISI

Bazı ilaçları özellikle ağrı kesicileri sık kullananların baş ağrısına eğilimi olduğunu gözlemliyoruz. İlaca bağlı baş ağrısı, başın her iki tarafında da ortaya çıkan orta- şiddetli bir ağrıdır. Nadiren bulantı veya kusma eşlik eder.

Sıklıkla bir kısır döngü oluşur: Baş ağrısı nedeniyle ağrı kesici ilaç alınır ancak ağrı azalmaz, daha da şiddetlenebilir ve bu artış da kişiyi endişelendirir. Kişi ilaca bağlı baş ağrısı olduğunu düşünmediği için her seferinde ilaç dozunu artırır.

Baş ağrısına eşlik eden semptomlar;

Bulantı, kusma, gürültüye ve ışığa duyarlılık, görme bozuklukları, anksiyete, uyku bozukluğu, yorgunluk, endişe veya depresyon baş ağrılarına eşlik edebilir. 

KÜME BAŞ AĞRISI

Küme baş ağrıları, göz dibinden ve arkasından tek taraflı başlayan çok şiddetli ağrılardır. Çoğu zaman gözde sulanma, kızarıklık, şişme, ödem, burun tıkanıklığı gibi bulgular eşlik eder.  

Küme baş ağrıları birkaç dakika içinde şiddetlenir ve genellikle 15 dakika ile üç saat arasında sürer.

Bu baş ağrılarının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte alkol, sigara dumanı veya fazla ışık nöbetleri tetikleyebilir.  

BAŞ AĞRISININ NEDENLERİ

Baş ağrılarının nasıl ortaya çıktığı yoğun araştırmalara rağmen net olarak belirlenememiştir. 

Birincil baş ağrıları çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir:

  • Stres

  • Yetersiz su tüketimi

  • Havasız ortam

  • Uzun süre bilgisayar karşısında kalmak

  • Hava değişimi

  • Uyku düzensizliği

  • Sigara

  • Alkol

  • Kadınlarda hormon dengesizliği

İkincil baş ağrıları her zaman bir hastalığa bağlı görülür. En yaygın nedenler:

  • Baş ve servikal omurga yaralanmaları

  • Enflamasyon; Menenjit, beyin iltihabı, temporal arterit (temporal arterlerin iltihabı), sinüzit, diş eti ve diş kökü iltihabı

  • Grip- viral enfeksiyonlar

  • Bronşiyal astım, KOAH, kronik bronşit

  • Hipertansiyon

  • Boyun ve bel fıtığı

  • Miyofasiyal tetik noktalar

  • Boyun kaslarının gerginliği

  • Diyabette kan şekeri düşüklüğü

  • Trigeminal nevralji

  • Fasiyal nevralji

  • Zona hastalığı

  • Costen sendromu

  • Sıcak ve soğuk çarpması

  • Akut glokom

  • Beyin anevrizması

  • İnme (iskemik inme veya beyin kanamaları)

  • Beyin veya boyun omurgası tümörleri

  • Glutamat gibi belirli yiyeceklerin tüketiminden kaynaklanan alerjiler

  • Besin duyarlılıkları

  • Bağırsak flora bozukluğu

  • Besinler içinde yer alan nitratlar

  • Doğum kontrol ilaçları

  • Yoksunluk sendromu

  • Bozucu alanlar

BAŞ AĞRISINDA NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALIDIR? 

Nadiren baş ağrısı yaşıyorsanız, tolere edilebiliyorsanız ve ağrınız uzun sürmüyorsa hafif ağrı kesiciler genellikle yardımcı olur. Bu ağrı yaşamınızı olumsuz şekilde etkiliyorsa zaman kaybetmeden bir regülasyon tıbbı nöralterapi uygulayan doktora danışmalısınız.

Baş ağrısı ani ortaya çıkmışsa ve çok şiddetliyse beyindeki akut ve yaşamı tehdit eden bir hastalığın  alarm sinyali olabilir. Özellikle görme, işitme,  konuşma bozuklukları, güçsüzlük,  kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı gibi diğer semptomlar  varsa zaman kaybetmeden özellikle bir nöroloji uzmanına görünmeniz önemli olacaktır.

ÇOCUKLARDA BAŞ AĞRISI

Çocuklar ve ergenler de yetişkinler kadar sık ​​baş ağrısı yaşarlar. Gerilim tipi baş ağrısı ve migren bu yaş gruplarında en sık görülen baş ağrısı türleridir. Bununla birlikte çocuklarda genellikle ağrıyı değerlendirmek zor olduğundan her zaman bir doktora başvurmak tavsiye edilir. 

HAMİLELİKTE BAŞ AĞRISI

Gebelikte migren daha az yaygındır. Hamilelerde özellikle son iki trimesterde migren sıklığı azalır. Hamileliğin başlangıcında ise durum farklıdır. İlk birkaç aydaki hormonal değişiklikler basit baş ağrısı ataklarına yatkınlığı artırır. Hamilelik sırasında baş ağrısına neden olan  preeklampsi dediğimiz gebelik zehirlenmesi nadir görülür.

Çocuğunuzu tehlikeye atmamak için ağrı kesici ilaç kullanmadan önce  doktorunuza danışmalısınız. Hamilelikte ortaya çıkan baş ağrısında ve diğer ağrılarda nöralterapi, manuel terapi ve akupunktur rahatlıkla kullanılabilir. Özellikle nöralterapi bu gibi durumlarda çok fayda sağlar. Almanya, İsviçre ve Avusturya’da nöralterapi hamilelik döneminde yaygın kullanılır. Hamilelik döneminde en yaygın önerilen ağrı kesiciler parasetamol içerenlerdir. Asetilsalisilik asit, ibuprofen, diklofenak ve benzeri anti-romatizmal ilaçlar hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. 

Hamilelerde baş ağrısı için aromatik ürünler (örneğin şakaklara sürülen nane yağı), rahatlama egzersizleri ve temiz havada hafif hareketler tavsiye edilmektedir.

BAŞ AĞRISINDA GELENEKSEL İLAÇ TEDAVİSİ

Farklı baş ağrısı türleri için kullanılan birkaç ilaç vardır.

Aşağıdaki ilaçlar gerilim tipi baş ağrılarını hafifletebilir:

  • Asetilsalisilik asit (ASA)

  • İbuprofen

  • Naproksen

  • Parasetamol

  • Asetilsalisilik asit, parasetamol ve kafeinden yapılan kombinasyon preparatları

  • Antideprasanlar

Uygun bir ağrı kesici seçimi ve dozu konusunda doktorunuza danışmalısınız. 

Ağrı kesici ilaçları gerekmedikçe kullanmayın. Çok fazla ağrı kesici ilaç kullanımı bağımlılığa neden olabilir ve ilaca bağlı baş ağrısı riski artar.

Ancak kişisel deneyimlerime göre ilaç tedavisi çoğu kez sonuç vermez. Her seferinde ilaç dozunda artışa gerek duyulur

Migren, gerilim tipi ve küme baş ağrısında nöralterapi oldukça etkin bir tedavidir.

Kişisel deneyimlerime göre modern tıpta tanımlanan nedenlerin yanı sıra kaslarda meydana gelen halk arasında kulunç olarak tarif edilen miyofasiyal tetik noktalar gerilim tipi baş ağrısında oldukça önemli bir yer tutar. Baş ağrısının; boyun omurgasından kaynaklanan bir disfonksiyon, faset kilitlenmesi, çene eklemi bozukluğu ve ağız içinde bir bozucu alan gibi çok farklı nedenleri vardır.

Gerilim tipi baş ağrısı ile mücadelede nöralterapi ve manuel terapi kombinasyonu oldukça etkilidir. Bununla birlikte bir akupunktur da tedaviye yanıtı hızlandırır.

Migrenin modern tıptaki sınıflamasının yanı sıra bütüncül tıp, regülasyon tıbbı, nöralterapi ve akupunktur yaklaşımı ile farklı alt grupları vardır.

Migrenin türü ne olursa olsun nöralterapi ile ağrıyı azaltmak mümkündür.  Türkiye’de ehliyetli nöralterapi yapan hekimlere  www.noralterapi.com internet sitesine girerek ulaşabilirsiniz.