PROF. DR. HÜSEYİN NAZLIKUL VE DR. TİJEN ACARKAN'IN YENİ ESERİ 'GÜZEL, MUTLU VE SAĞLIKLI', TÜM KİTAPÇILARDA

ARKA KAPAK YAZISI

Bu kitabı okuduktan sonra beslenme konusunda yaptığınız yanlışlardan vazgeçip, daha güzel, daha mutlu ve daha sağlıklı beslenmeyi keşfedeceksiniz.

Hiçbirimizin parmak izleri bile birbirine benzemezken, sanayi tıbbının sonucu olarak, hepimize dayatılan aynı formül çözümlerle, aynı beslenmelerle şifaya kavuşmamızı bekleyen zihniyete karşılık Hüseyin Nazlıkul bize yıllar önce unuttuğumuz bir kavramı yeniden hatırlatıyor:

Ne kadar eşsiz ve özel olduğumuzu…

Yüzyıllar öncesinde Hipokrat “Hastalık yoktur, hasta vardır” dediğinde 21. yüzyıla gönderme yaptığını elbette biliyordu.

Hüseyin Nazlıkul ile Tijen Acarkan vücudumuzu fizik bedenin ötesinde, enerjisel, mental, sezgisel ve ruhsal boyutuyla bir bütün olarak ele alıyor; latent asidoz, disbiyoz, genç ve zinde kalmak, kaliteli yaşam, stres ile mücadele, sağlıklı cinsel yaşam için beslenme önerileri, antioksidanlar ile yaşlanma karşıtı yaklaşımlar, kinesiyolojiye göre beslenme, regülasyon tıbbı, besin duyarlılığı gibi daha önce değinilmemiş konulara açıklık getirerek önümüze yeni bir yaşam biçimi sunuyor.

Fizik bedeni çevreleyen enerji beden vücut hakkında bizim bildiğimizden çok daha fazla bilgiye sahip olup yaşadığımız olayların, aldığımız her besinin bilgisi eklemler ve kaslarda kayıt altında tutulmaktadır. Vücudumuza aldığımız bize yaramayan bir besin, enerji bedende tıkanıklık yaratarak eklem ağrıları ve gerginliklere yol açacaktır. Oysa ReviQuant ve basit kinesiyolojik kas testleri ile kendi şifa yolumuzu bulabiliriz.

Bağırsaklarımızda var olan, flora dedğimiz yaşayan mikroorganizmalar topluluğu bizim için yaşamsal öneme sahip olup dışarıdan almamız gereken probiyotik ve prebiyotik ajanlar yardımı, doğru beslenme ve yerinde ilaç kullanma ile korunması gereken bir alandır. Yaşamın dengesi bağırsak florasının dengesiyle olacaktır…

“Kendimizle ve diğerleriyle kuracağımız ilişkiler ancak sevginin varlığında sağlıklı bir zeminde yeşerebilecektir” diyen Hüseyin Nazlıkul, Tijen Acarkan ile birlikte katkı maddeli elmayı yedikten sonra yüzyıllık uykuya dalan prensesi uyandırmak için, Güzel, Mutlu ve Sağlıklı - Holistik Beslenmeyi Keşfet adlı kitabını hepimize sevgiyle gönderiyor…

ÖNSÖZ 
Tijen Acarkan'a

Kitabın ikinci yazarı olan Dr. Tijen Acarkan ile olan yolculuğumuz 2006 yılında İstanbul’da yaptığımız 1. Uluslararası Nöralterapi Kongresi günlerinden başlar. Bu öyle bir yol ki, Acarkan’ın nöralterapi eğitim hayatı ve başarıları tıpkı nöralterapinin Türkiye’de öğrenilmesi ve ilerlemesiyle adeta paralellik gösterir. 

Siz ne kadar verirseniz verin karşıdaki kendi kabı kadar alacaktır misali, verdiğimiz tüm eğitimleri adeta yutarcasına alıp, çok hızlı bir gelişim gösteren en yakın meslektaşım şeklinde bilgisinin yanı sıra kişilik özellikleriyle de 2008 yılından beri iş ortağım, arkadaşım, meslektaşım olarak yaşamımdaki özel yerini almıştır. 

Nöralterapinin uluslararası cemiyetlerinde IGNH VE IFMANT’ın hem eğitmeni hem eğitici eğitmeni görevlerini yıllardan beri başarıyla sürdürmektedir. 

Nöralterapi başta olmak üzere, beslenme, besin duyarlılığı konusundaki çalışmaları, bağdokunun olumsuz yüklenmeleri ve latent asidoz denildiğinde akla ilk gelen bilim insanı, akupunktur, homoepati, şelasyon, ozon ve titreşim tıbbı konusundaki çalışmaları ilk çırpıda belirteceğim diğer yetenekleridir. 

Yayın hayatına 2006’da başlayan bilimsel tamamlayıcı tıp sürekli yayını olan BARNAT’ın 2009’dan bu yana imtiyaz sahibi ve bilim kurulu üyesi ve sürekli yazarıdır. 

Hekimlik Sanatına Bakış

Tamamlayıcı tıp akademisyeni olarak 22 yıllık emek ve çalışma süreci boyunca hekimlik sanatının ince noktalarının, kişiye bütüncül yaklaşmaktan geçtiğini her seferinde gördüm ve izledim. Hastanın sadece fiziksel ve kimyasal bedenlerini düzeltmenin yetmediğini, ruhsal ve enerji bedenlerinin de regüle edilmesi gerektiğini öğrendim ve öğrencilerime de öğrettim. 

Doğumdan yarım saat sonra başlayan beslenme yaşam boyu bize eşlik ederken, yanlış beslenme ve hastalık süreçleri arasındaki kaçınılmaz bağı hepimiz artık biliyoruz. Koruyucu hekimliğin daha önem kazandığı çağımızda neyin neden olduğunu öğrendiğimizde, doğru tanı koyduğumuzda, halkı bilinçlendirdiğimizde, birbirimize öğretebildiğimizde daha sağlıklı toplumlara ulaşabileceğiz. 

Nasıl ki parmak izlerimiz birbirinden farklıysa, bedenlerimizin çevre şartlarına, beslenme ve yaşam biçimlerimize verdiği tepkiler de farklıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi: 

“İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır?” 

İnsan olmamız, manevi olanı dünyevi olanla bağdaştırmamızla karakterize olmaktadır. 

Bireyin bu gelişme olanağı en önemli olan öğedir çünkü sonsuz bir karakteri vardır ve ölümün de ötesinde süregitmektedir. 

Bu Kitap Neden Yazıldı? 
Bireysel boyutta kendimizi ve hastamızı bilmek, kişiye özel tanı yöntemlerini kullanmak, kişinin hayatındaki sorunların zamansal ve fonksiyonel ilişkisini kurmak, bedenin fizyolojisi ve patofizyolojisi üzerinde yorum yapmak uzun bir eğitim ve derin bir bilgi gerektirir. 

Maalesef medya ve diğer yayın organlarında konunun ehli olmayan, birkaç kurs sonrasında kendini bilirkişi ilan edenlerin, hastalar üzerinde yarattıkları hasar ve sonuçlarını üzülerek izlemekte ve bizzat şahit olmaktayım. Bilimsel altyapıdan yoksun bu kişilerin insanları yanlış yönlendirmeleri kabul edilebilir değildir. Pek çok hastalığa “mucize” çözüm önerileriyle toplumun masumiyetinin kullanılmasına izin veremeyiz. 

Bu noktada halkı doğru bilgilendirmek adına Güzel, Mutlu ve Sağlıklı adlı kitabı hazırlamayı kendim ve ekibim adına görev bildim. 

Yetiştirdiğimiz öğrenci ordusuyla hekimlik sanatında kişiye bireysel ve özel boyutta, beslenmeden başlayarak, yaşam biçimi, duygu durumu, zihin ve ruhsal boyutunu kapsayacak bir şekilde regülasyon tıbbının ilkeleri doğrultusunda sevgiyle yaklaşmayı yaymayı mesleki sorumluluk olarak görüyoruz. 

Önemsediğimiz bir diğer önemli konu bedeni organsal hasar oluşmadan yakalamak ve sağlıklı kalmasını sağlamaktır. 

Kitap Hakkında 
Ergin bir insanda her gün yaklaşık 350 milyar yeni hücre oluşmakta, olgunlaşmakta, yaşam boyu sürekli bölünüp çoğalarak organizmada bütünsel yapı korunmaktadır.
 
Ve her bir hücrenin kendi zekâsı, hafızası, duygusu olduğunu da düşünürsek bu muhteşem orkestraya tek boyutta yaklaşılamayacağını bir kez daha anlarız. 

Bir hücre karaciğerde farklılaşırken ve detoks-temizlik işlemini yaparken, bir diğeri nasıl oluyor da mide hücresine dönüşüp sindirimde görev alıyor? Hiçbiri bir diğerinin görevini üstlenemezken organizma yine de ahenk ve uyum içinde yaşamda dans etmeyi sürdürür. Bu güzellikleri sizinle paylaşmak istedik... 

Anlatmaya sindirimden başladık. Bilmemiz gerekenleri kısaca ve basite indirgeyerek aktardık. 

Besin duyarlılığı nedir? Besin intoleransı nedir? Farkına baktık.

Sağlıklı bağırsak orasının önemi nedir?

Latent asidozun diğer hastalıklarla olan bağlantısına (obezite, kabızlık, gastrit, sindirim güçlüğü vb.) ve bedende yarattığı tahribat ile bundan korunma yollarına değindik. 

Probiyotiklerin ve su içmenin önemini vurguladık. 

Antioksidanların etkilerine ve neden-nasıl erken yaşlandığımıza baktık. 

Son yıllarda sanki bütün toplum depresyondaymış gibi herkese verilen antidepresanlara ne kadar gerek var? Stresle başa çıkma yolları nelerdir? Ve beş boyutlu bedene yaklaşımı aktardık. 

Sağlıklı cinsel yaşam için beslenme önerileri sunduk. 

Kendi kendinizin koruyucu hekimi olarak beslenmeyi tüm yönleriyle ele alarak, elinizin altında bir rehber oluşturmayı amaçladık. 

Hayat Felsefesi 
Doğuştan getirdiğimiz özelliklerin ötesinde hayat bizi çevre faktörüyle yeniden şekillendirir. Türkiye’de başlayan yaşam beni Almanya’ya, farklı kültür ve insanlara götürdü. Çocukluğun körpeliğinde Erich Fromm’un dostluğuna mazhar olmak, Sevme Sanatı’nı bizzat kendisinden öğrenmek hayatımın unutulmaz deneyimlerinin başında gelir. 

Biliyorum ki sevginin tanımı olamaz. O her kalpte, varoluşunun farkında olan her canlıda kendiliğinden dışarı taşan bir nehir gibidir. Bazen bilim yolunda öğretirken, bazen bir yardımın içinde tedavi ederken, bazen bir kitabın satırlarından gitmesi gereken yolu ve kişileri bulur. 

Çalışmalar sırasında uykusuz geçen gecelerimin yorgunluğunu sizlerden bana ulaşan sıcak geribildirimler silip götürüyor. 

Her anı çok değerli olan yaşamı içindekilerle birlikte olduğu gibi alıyor ve sizlerle paylaşmanın güzelliğini yaşıyorum. 

Dün mazi oldu, yarının garantisi yok... Bugününüzü dolu dolu yaşayın... 
Sevgilerimle... 
– Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul 20 Ocak 2017