MİDE MUKOZASININ İLTİHAPLARINDA GASTRİT DOĞRU BESLENME

Hazırlayıcı nedenler: Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay ve kahve içmek, sigara kullanmak, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır.

Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.

Belirtileri: Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas ve yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırılınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artar.

Tedavisi: Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilaçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.

Bu özet ile kendi şikâyetlerinizin temel ilişkilerini daha iyi tanımanızı ve ortaya çıkabilecek belirtileri hafifletebilmenizde sizlere yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Midenin görevleri hakkında yazılan bu kısa giriş, uygun beslenmenin neden faydalı olacağını size anlatacaktır. Burada bulacağınız pratik öneriler ve uyarlamalar ise günlük yaşamınızı kolaylaştıracaktır.

Mide –  bir sindirim organı

Besinler ağızda dişler vasıtasıyla mekanik olarak parçalanıp, tükürükle yumuşatıldıktan sonra, midede çeşitli olaylar gerçekleşir. Burada yemekler daha da karıştırılır, protein sindirimi başlar ve en son olarak oluşan bu besin püresi itilerek bağırsağa geçirilir. Midenin salgı bezleri her gün su, hidroklorik asit, proteinleri parçalayan enzimler ve kaba bir mukus’ten müteşekkil, ortalama 1.5 litre kadar mide özsuyu üretir. Midenin asidi sayesinde besinlerle alınan mikroplar kısmen öldürülür.

Ayrıca mide mukozası B12 vitaminini besinlerden alabilmek için gerekli olan ve intrensek faktör adı verilen bir madde daha üretir. B12 vitamini ayrıca, kan yapımında da önemli görevleri olan bir vitamindir.

Mide suyu ihtiyaç duyulduğu zaman salgılanır. Mide suyunun üretimi ve salgılanması tat ve koku duyuları, vejetatif sinir sistemi ve hormonlar aracılığı ile idare edilir. Heyecan, stres ve kızgınlık mideyi etkiler. “Midesine vurmak” veya “midesine oturmak” deyimleri boşuna değildir. Mide duyarlı ve çok fonksiyonlu bir “sindirim ön işlemcisi”dir. Midenin fonksiyonları kısıtlandığı zaman, daha sonra devreye giren sindirim organlarının yükü artar, çünkü onlar midenin tüm görevlerini üstlenemezler.

*Sindirim ile ilgili daha kapsamlı bilgi için ‘Hayatı Keşfet’ ve ‘Detoksu Keşfet’ adlı kitaplarıma bakmanızı öneriyorum.

Mide nasıl hasta olur?

Midenin iç yüzeyi, bu organın kendi kendini sindirmesini önleyen koruyucu bir mukoza tabakası ile kaplıdır. Sürekli olarak rahatsız eden ve artmış bir hidroklorik asit üretimine yol açan etkenler, mukoza tabakasına zarar verebilirler. Bu aşamayı, akut iltihaplanma ya da nedenler ortadan kaldırılmadığında ise kronik iltihaplanma takip eder. Akut bir mide mukozası iltihabı bozuk yiyecekler, çeşitli ilaçlar (aspirin örneğinde olduğu gibi salisilik asit içeren ağrı kesiciler, kortizon), alkol veya diğer hastalıkların ya da yaralanmaların sonucunda ortaya çıkabilir. Mide iltihabı kendini, karnın üst kısmında belirsiz bir rahatsızlık hissi veya bulantı ve kusma ile gösterir.

Belli ilaçların uzun süreli olarak kullanılması zorunlu olduğunda ve stres, sigara, yanlış beslenme veya diğer etkenler gibi başka faktörler de olaya eklendiğinde iltihap kronikleşebilir. Bunun sonucunda mide mukozası görevlerini yerine getiremeyecek derecede büzüşür.

Mide mukozasının iltihabı, Helicobacter pylori bakterisine de bağlı olabilir. Bu mikrop birçok yiyeceğin üzerinde bulunabilir. Akut olarak ortaya çıkan ve “beklenmedik bir seyahat anısı” olan Helicobacter pylori, yalnızca midenin asit ortamına dayanıklı olmakla kalmaz, aynı zamanda midenin asit üretimini sürekli uyararak mide mukozasını kesintisiz olarak tahrişe maruz bırakır. Başka sebepleri de olan mide ülserinin oluşumunda da, bu bakterinin etkisi vardır.

Beslenme önlemlerinin temel prensibi

Gastritin tedavisi, mide mukozasından salgılanan asidin kısıtlanmasına dayanır. Asit salgısını uyaran her şey mümkün olduğunca kesilmelidir. Algılanan stres belki günlük planların değiştirilmesi ile önlenebilir. Gevşeme tekniklerinin öğrenilmesi yararlı olabilir. Eğer yoga ve meditasyon tekniklerini biliyorsanız, yapacağınız gevşeme hareketleri zihinsel veya bedensel olarak sizi daha dayanaklı hale getirebilir. 

Akut gastrit

Bakteriler, virüsler, tahriş edici kimyasal maddeler veya bozulmuş yemeklerden meydana gelen bir mide çeperi iltihaplanmasıdır. Şiddetli şikayetlerle akut bir iltihaplanma söz konusu ise 1-3 gün (belirtiler kaybolana dek) şeffaf sıvı besinler almak gereklidir. Günlük alınacak 8-12 öğünde şunlar bulunmalıdır.

Berrak sıvı besin

Yağsız berrak sebze veya et suyu, berrak çorbalar

Filtre edilmiş meyve veya sebze ezme suyu, berrak meyve suyu

Bitki çayı, açık siyah çay

Jelâtinli besinler, meyveli dondurma

Şeker, maltodekstrin, az tuz ve hafif baharatlar

Kronik gastrit

Akut gastrit yapan nedenlerin uzun süreli varlığı veya otoimmun olarak adlandırılan ve vücudun kendi mide hücrelerine karşı yanıt oluşturması sonucunda meydana gelen gastrit çeşididir. Kronik gastrit oluşumunda H.pylori adlı bakterinin rolü çok önemlidir.

Beslenme tedavisinin hedefleri bir yandan şikâyetlerin hafifletilmesi, öte yandan enerji ve besin maddeleri alımının garantilenmesidir. Esası hafif bir tam gıda alımına dayanır. Sıklıkla tam taneli tahıl ürünleri iyi tolere edilemez. Bunun yerine ince taneli tahıllı ekmekler ve pişirilmiş tahılları tercih ediniz. Kaba çiğ yiyecekler de şikâyete neden olabilirler. Kural olarak ince yapraklı salatalar daha iyi tolere edilirler.

Genellikle iyi tolere edilenler:

Körpe, taze sebzeler

Yapraklı salatalar

Gevrekli veya dövülmüş tahıllı lapalar tarzında hafif tam tahıllı ürünler

Tatlandırılmamış hazır müsli

Doğal pirinç, darı, buğday

İnce kırıntılı tam tahıllı ekmekler, tam tahıllı gevrekler, peksimet

İnce tam tahıllı kurabiyeler

Hamur işleri, patates

Yumurta, quark, yağsız balık, kümes hayvanları, dana eti

Mümkün olduğunca olgun ve asitsiz meyveler, örneğin kavun, muz, incir

Bal, küçük miktarda meyve ve meyve ezmesi, soğuk sıkma yağlar, sertleştirilmemiş hindistan cevizi ve palmiye yağı, tereyağı, krema, fındık ezmesi

Burada size birkaç öneri daha vermek istiyorum:

  • Yemeklerinizi biraz yağ, krema veya fındık püresi ile zenginleştiriniz. Kolay sindirilen yağların ufak miktarları mide mukozasının korunmasına katkıda bulunur, çünkü mide asidi üretimini ve mide kaslarının çalışmasını azaltırlar.
  • Çok tatlı, çok ekşi veya keskin baharatlı yiyecekleri yemeyiniz.
  • Aşırı acıdan uzak durunuz.
  • Alkol ve sigara tüketimini bırakınız veya en aza indirgeyiniz.
  • Daha sık papatya çayı veya beyaz ot çayı içiniz (iltihap oluşumunu önlerler).
  • Sıkılmış patates suyu acı olmasına rağmen mide mukozasını onardığından, arada bir az miktarda içilmesi faydalıdır.
  • Asit kesici ilaçlar (anti-asit ) almanız gerektiğinde akşam erken saatte ufak bir yemek yiyiniz ve ilaç aldıktan sonra bir daha yemek yemeyiniz.

PROF. DR. HÜSEYIN NAZLIKUL ( Profesörlük  Almanyadan)

Nöralterapi Derneği Başkanı

IFMANT Uluslararası Nöralterapi Federasyonu II. Başkanı
2008 Nöralterapi – Huneke Madalyası Sahibi
Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Derneği Kuruyucu ve II. Başkanı

Manuel Tıp Derneği II. Başkanı

Bilimsel Akupunktur  ve Regülasyon Derneği Onursal Başkanı

Tamamlayıcı Tıp - Rehabilitasyon Tıbbı Uzmanı ( Almanya)
Beslenmeden Sorumlu Hekim (Almanya)
Bütüncül Ağrı Tedavi Uzmanı (Almanya)

Hakkı Yeten Cad. Aşcıoğlu Plaza  No:17 Kat:4 D:9
34394 Fulya – Şişli – ISTANBUL

Tel    : 0212 219 19 12
Faks : 0212 219 18 38

www.huseyinnazlikul.com

E.mail: hnazlikul@web.de