TAMAMLAYACI TIP VE REGÜLASYON TIBBINA YAKLAŞIMIM

İnsan bir makine olmadığı gibi, parçaları değiştirmek veya düzeltmek işlemi hiçbir zaman gerçek sağlık anlamına gelmiyor. Hiçbir zaman insanın organların toplamı veya tamamı bütünü değildir. Çünkü bütünlük ve regülasyon yaklaşımı, organların tek tek sorunsuz olmasının yanı sıra bir biriyle olan ilişkisinin, bedenin enerjisel, psikolojik, sosyal ve toplumsal durumunun değerlendirilmesi anlamındadır. Bu yüzden tamamlayıcı tıp yaklaşımında ana ekseni oluşturan bağ dokusu ve vejetatif sinir sisteminin gerçek işlevselliği bütünlük içinde değerlendirip bu bağlamda tanının konulması ve tedavi edilmesidir.

Tedavinin amacı "temel sistem" ya da "matriks" (Viyanalı Profesör Pischinger bize kazandırdığı) ve insanın kendi kendini düzenleyen yani regüle eden temellerini, yapılan uyarı / düzenleme ile bedenin kendi içinde olan gerçek yaşam gücü diyebileceğimiz software yani program yeteneğini tekrardan geri yüklemektir.

Bedenimiz fiziksel seviyede, sürekli düzenleyici işlemleri ile çalışıyor. Bu işlevsellikler bir dakika içinde bile milyonlarca işlem demektir. Çok ciddi hastalık olarak tanımlamış olduğumuz kanser – bedenin fiziksel olan bu işlevselliğinin yani regülasyonun bozulmasından başka bir şey değildir. Bedende artan bozulmalar ve oluşan bozucu alanlar (blokaj) patojen uyarı ile ilk başta akut ve bunların ilerlemesi sonunda kronik hale gelerek hastalığın tamamen yerleşmesine yol açar.

Hastalığın temelinde "bağ dokusunda yerleşmiş olan ve beden tarafında atılmayan toksinler" gibi öncelikle biriken yıkım ürünleri alacaktır. Regülasyon tıbbında eğer siz kişinin rahatsızlığı her ne olursa olsun bedenden bu toksinleri uzaklaştıramıyor ve bedenin gerçek manada olması gereken regülasyonunu sağlamıyorsanız, bir adım sonrasında organlarda ve dokularda fonksiyonel düzensizlikler ve daha sonra da kronik hastalıklar yerleşecek ve organlarda yapısal hasarlar oluşacaktır.  

Bedenimizdeki gerçek regülasyonun biyolojik temelini vejetatif diğer bir adıyla otonom sinir sistemi oluşturmaktadır. Stres durumunda vejetatif sinirin önemli bir tarafı olan sempatik sinir, gereğinden daha fazla aktif hale gelerek beyin sinirlerinden olan vagus’u çalışmaz hale getirerek kişinin gelen her uyarıya karşı savunmasız hale gelmesine neden olur.

Onun için kişinin rahatsızlığı her ne olursa olsun gerçek manada bir kalıcı şifa sağlamanız için  hedef, vejetatif sinir sistemini düzenlemek olmalıdır. Vejetatif sinir sistemini yeniden düzenleyecek ve işlevselliğini tekrardan kazandıracak en etkin terapötik metot nöralterapiden başkası değildir. 

Nöralterapi ile vejetatif diğer bir deyişle otonom sinir sisteminin dengesini restore etmek mümkün olabilmektedir. Sağlıklı bir bedende ve hala çalışabilir bir temel sistemde bedenin kendi içinde olması gereken düzenleme programını geri yüklemek için nöralterapi ile  birkaç küçük uyarı gerekmektedir. Bu durumu bilgisayarımıza benzetebiliriz. Bilgisayarda bir programı çalıştıramıyorsak çoğu kez o programı yeniden yüklemek, sorunu kaynağından çözebilmektedir. Bizim bedenimizdeki işlevsellik te bundan farklı değildir. Bedenin bozulan regülasyonu hangi segment, organ veya dokudaysa o organının kanlanmasını arttırmak; o bölgede birikmiş olan yıkım ürünlerini uzaklaştırmak; o bölgenin veya organın kendini toparlaması anlamına gelmektedir. Tüm bunları gerçekleştirmek için bedenimizde bulunan 500.000 km uzunluğundaki vejetatif sinir sistemi sayesinde yeniden yüklemek ve bedeni regüle etmek mümkündür.

Sağlıklı olmamızı için kendini sürekli düzenleme ve otomatik olarak kendini tamir etme temeline dayandığı için, bu bütüncül tedaviye, nöro-vejetatif ortamda tedavi denebilir; ben yaptığım bu tedavilerin toplamına NÖRO-VEJETATİF MATRİKS REGÜLASYON TEDAVİ diyorum. Buradan kast edilen, temelini nöralterapinin oluşturduğu, bağ dokusunun temizlenmesi ve regülasyonu için diğer uyarı tedavilerinin de kombine edildiği anlaşılmalıdır.

Tamamlayıcı tıbbın duayeni olan ve benim de tamamlayıcı tıp ile tanışmamda ve gelişmemde büyük emeği olan rahmetli hocam Prof. Dr. Herget, bu regülasyon tedavisinin bütüncül yaklaşımı “nöro-vejetatif ortamda tedavi” olarak tanımlardı. Bunun olması doku üzerinde sağlam bir nöro-vejetatif kontrolü (matriks) ve vejetatif/otonom sinir sistemini (otonom) gerektirir.

Nöro-vejetatif matriks tedavi regülasyonu uygulayarak beden kendini yeniden iyileştirir, böylece regülasyon düzensizliğine neden olan engel veya tıkanıklıkları ortadan kaldırarak bedenin "kendi kendini iyileştirmesini" teşvik eder.

Bu bütüncül yaklaşım, aynı zamanda bir sağlık güçlendirilmesidir. Artık hastalıkla mücadele yaklaşımından daha çok bedenin sağlıklı kılınması hedeflenmeli ve bu doğru bir paradigma kayması olarak adlandırılabilir. Burada asıl amaç, hastalıkla mücadeleden daha çok insanın sürekli sağlıklı kalması ve hastalanmaması için bedeni desteklemektir.

Bana gelecekseniz ve tedavime kendinizi teslim edecekseniz, ana ilkemin sizin sağlıklı kalmanız ve regüle olmuş bir beden ile yaşamınızı idame ettirmek olduğunu göreceksiniz. Çünkü hastalıklar bugünden yarına çıkmaz, çoğu kez altta yatan pek çok küçük olumsuz uyarı ve başlangıçta sizi zorlamayan veya farkında olmadığınız toksin yükünden kaynaklanmaktadır.

Kliniğimde tüm rahatsızlıkların tedavisine temel yaklaşımımızı şu sözlerce kısaca ifade edebilirim; Öncelikle bedeninizde birikmiş olan toksin yükünü tespit edip onları bedeninizden uzaklaştırmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı kazandırırken bozulmuş olan bağırsak florasının yeniden düzenlenmesi varsa eksiklerin yerine konulmasını sağlamak, gerek halinde gıda takviyeleri ve medikal destek, aynı zamanda bedenin regülasyonun sağlamak için nöro-vejetatif ortamda tedavi başlatılması ve sonrasında hasar görmüş veya bozulmuş olan doku ve organların onarılması.

Bunun için de ilk geldiğinizde kapsamlı bir anamnez ve fizik muayeneden sonra, belli ölçümler yaparak bedeninizin gerçek işlevselliği ve regülasyonu hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyoruz. Tanı araçları ile tanımlamış olduğunuz rahatsızlıklar çerçevesinde  pek çok değerlendirme içinde oluyoruz; Pulsosilografik inceleme ile bedeninizin vejetatfif sinir sistemi hakkında bilgi topluyor, Vega Test ile bedeninizde birikmiş olan toksin yükünü, bağırsak floranızın durumunu, hangi besinlere karşı bir duyarlılığınızın olup olmadığını, vitamin, mineral ve hormanal yapınız hakkında bilgi ediniyor, gerek görüldüğünde ProQuant ve ReviQuant ile online check up dediğimiz hassas bir HRV-EKG üzerinde bedeninizin regülasyon kapasitesi hakkında bilgi sahibi oluyoruz.  Tedavide başarlı olmanın yolu tanının doğru olmasıdır. Kliniğimizde tamamlayıcı tıp konusunda en kapsamlı tanı ve tarama sistemi olduğunu belirtmememde bir sakınca görmüyorum. Çünkü söz konusu olan uygulamaların çoğunda uluslararası konuda eğitmen olduğum ve bunların uygulanmasında ve tıbba kazandırılmasında da büyük emeklerim olduğu haklı gururumdur.

KLİNİĞİMİZDE UYGULADIĞIMIZ TEDAVİ ŞEKİLLERİ VE BAŞLICA METOTLAR

Kliniğimizde tamamlayıcı tıbbın bilimsel kabul edilen tüm uygulamalarını Almanya’da eğitimini almış ve bu konuda akademisyen olan biri olarak benim denetimimde, gerçek manada bütüncül tıbbi koruyucu hekimlik uygulamaları ana yaklaşımız oluşturuyor. Tedavilerimizin ana eksenini sağlıklı olmanız ve sağlığınızın korunması oluşturur. Tüm hastalarımıza rahatsızlık her ne olursa olsun, yaklaşımımız tek bir organa olmaktan çok bütün beden göz önünde bulundurularak yapılıyor. Bu yaklaşım ile alanında Türkiye'de tek olduğumuzu gururla söyleyebilirim.

Kısaca diyebiliriz ki; bizim yaklaşımımız bir organın hastalığı ön planda tutmaktan daha çok bütünü düzenlemeye yöneliktir. Oysa pek çok internet sayfasında dolaştığımda bizden olduğunu düşündüğüm pek çok hekimin bile hastalık odaklı düşündüğünü yazdıklarından anlıyorum. Kronikleşmiş ve dejeratifleşmiş olan organ ve yerlere yönelik yapılacak tedaviler hastanın şikâyetlerinde bir azalmaya neden olsa da, sorunu kökünde çözmemektedir. Onun için yapılan tedavilerin sonuçlarının ancak uzun süreler gözlemlenmesi tedavilerin etkinliklerini gösterir. Bu açıdan nörovejetatif sinir sisteminin regülâsyonu ve bağ dokusunun temizlenmesi doğru bir şekilde yapılmadan kronik rahatsızlıklarda insanları yeniden sağlıklarına kavuşturmak pek mümkün olmamaktadır. Bunun için araştırma ve farklı tedavi yöntemleri (gerektiğinde konvansiyonel tıbbi bilgi ve prosedürleri içeren) kullanmanız da gerekebilir.

Hiçbir hasta diğeriyle aynı olmadığı gibi rahatsızlıklar da benzer olsa da ortaya çıkış şeklinin farklı olduğunu biliyoruz. Bunun için de biz kliniğimizde bir semptom ve hastalıkla uğraşmaktan çok insanın tam ve kalıcı sağlığı için bütüncül bir yaklaşım sergiliyoruz.

Kliniğimde kişiye özgün uyguladığımın başlıca tedavi yöntemleri:

· Nizam tedavisi

· Nöralterapi

· Fitoterapi (şifalı bitkiler ve otlar ile tedavi)

· Şelasyon tedavisi- Bedeni toksinlerde arındırma tedavisi

· Detoksifikasyon tedavileri

· Homotoksikoloji yaklaşımıya çağdaş homeopati

· Uygulamalı Kineziyoloji

· Manuel Terapi – Manuel Tıp

· Manyetik Alan Tedavisi

· Akupunktur

· Elektroakupunktur

· Biyoinformatif tıp tedavisi (ProQunat, ReviQuant, Biyofoton)

· Kendi kanıyla tedavi

· Vegatest ile tanı

· Ozon terapi (ozon-oksijen ile tedavi)

· Konuşma Terapisi

· Biyorezonans

· Bağışıklık sistemini güçlendirmek için terapiler

· Savunma gücü artırmak için tedaviler

· Anti-kanser tedavileri

· Anti-aging tedavisi (erken yaşlanmaya karşı tedbirler)

· Limbik sistem regülasyonu

· Miyofasiyal rahatsızlıklarla mücadele

· Sağlıklı ve dengeli beslenme desteği

· Bağırsak florasının değerlendirilmesi ve tedavisi

· Biyolojik tıp uygulamaları

 

Dr. Hüseyin NAZLIKUL

TAMAMLAYICI TIP - REGÜLASYON VE REHABİLİTASYON UZMANI (ALMANYA)

KORUYUCU HEKİMLİK

www.huseyinnazlikul.com